MİARGEM Başkanı Halil Memiş tarafından hazırlanan makale ve yönetmelik taslakları, belediyelerde eğitim anlayışını köklü şekilde değiştirecek bir modeli ortaya koyuyor.
MİARGEM Başkanı Halil Memiş tarafından hazırlanan ve Mevzuat Takip Sistemi’nde yayımlanan makale ile yönetmelik taslağı, belediyelerin aday ve asli Devlet memurlarına yönelik eğitim süreçlerini yeni mevzuata uyumlu, risk odaklı ve ölçülebilir bir sisteme dönüştürmeyi amaçlıyor.
19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Memurların Yetiştirilmeleri ve Eğitimleri Hakkında Genel Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşlarında aday memurların temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj süreçleri ile asli memurların hizmet içi eğitimlerine ilişkin yeni bir çerçeve getirdi. Yönetmelik, eğitim faaliyetlerinin yalnızca dönemsel seminer veya bilgilendirme toplantıları şeklinde yürütülmesini değil; ihtiyaç ve görev analizine dayalı, planlı, ölçülebilir, izlenebilir ve sonuçları değerlendirilebilir bir eğitim sistemi kurulmasını öngörüyor.
Bu kapsamda, MİARGEM Başkanı Halil Memiş tarafından hazırlanan iki ayrı çalışma Mevzuat Takip Sistemi’nde yayımlandı. Çalışmalardan ilki, hizmet içi eğitimin yeni yaklaşımını ortaya koyan makale; ikincisi ise belediyelerin doğrudan yararlanabileceği kapsamlı yönetmelik taslağı oldu.
Hizmet İçi Eğitim, Sadece Yönetmelik Uyumu Olarak Görülmemeli
Yayımlanan makalede, belediyelerde hizmet içi eğitimin yalnızca mevcut yönetmeliklerin güncellenmesinden ibaret görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. Mahalli idarelerde eğitim faaliyetlerinin; hizmet kalitesi, iç kontrol, risk yönetimi, vatandaş memnuniyeti ve kurumsal kapasiteyle doğrudan bağlantılı bir yönetim aracı olarak ele alınması gerektiği belirtiliyor.
Belediyelerin insan kaynakları, imar, ruhsat, zabıta, ihale, gelir, tahsilat, sosyal yardım, bilgi işlem, afet yönetimi, resmî yazışma ve arşiv gibi çok sayıda alanda doğrudan vatandaşa temas eden hizmetler yürüttüğüne dikkat çekiliyor. Bu alanlarda ortaya çıkan hataların kamu zararı, hizmet gecikmesi, yargısal uyuşmazlık, disiplin sorumluluğu, denetim bulgusu ve kurumsal itibar kaybı gibi sonuçlara yol açabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle eğitim faaliyetlerinin yalnızca “yapılmış olmak” üzerinden değerlendirilmemesi; iş süreçlerine etkisinin ölçülmesi, sonuçlarının izlenmesi ve gerektiğinde tekrar eğitimleriyle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Risk Odaklı ve Uygulamalı Eğitim Modeli Öne Çıkıyor
Makalede öne çıkan temel yaklaşım, belediyelerde hizmet içi eğitimlerin risk odaklı olarak planlanmasıdır. Buna göre eğitim konuları yalnızca genel mevzuat başlıklarına göre değil; hata üretilen işlemler, vatandaş şikâyetlerinin yoğunlaştığı alanlar, denetim bulguları ve uygulama birliği sorunları üzerinden belirlenmelidir.
Eğitim yöntemleri bakımından da önemli bir dönüşüm öneriliyor. Konferans ve seminerlerin tek başına yeterli olmadığı; özellikle imar, ruhsat, ihale, zabıta, gelir, tahsilat, resmî yazışma ve tebligat gibi uygulama becerisi gerektiren alanlarda vaka analizi, örnek dosya incelemesi, kontrol listesi uygulaması, işbaşında eğitim ve uygulamalı yöntemlerin esas alınması gerektiği ifade ediliyor.
Belediyeler İçin Kapsamlı Yönetmelik Taslağı Hazırlandı
Mevzuat Takip Sistemi’nde yayımlanan ikinci çalışma ise belediyelerin doğrudan yararlanabileceği kapsamlı bir yönetmelik taslağı niteliği taşıyor. Taslak, belediyelerde aday Devlet memuru olarak atananların temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj süreçleri ile asli Devlet memurlarının hizmet içi eğitimlerini birlikte düzenliyor.
Taslakta; aday memur eğitimleri, sınav ve değerlendirme süreçleri, itiraz, başarısızlık, kayıt ve bildirim işlemleri ile hizmet içi eğitim planlaması, eğitim yöntemleri, eğitici görevlendirme, ölçme-değerlendirme, belgelendirme, raporlama ve izleme süreçleri sistematik biçimde ele alınıyor.
Eğitim faaliyetlerinde planlılık, süreklilik, ihtiyaç ve görev analizine dayalı planlama, uygulama ağırlıklı öğrenme, erişilebilirlik, maliyet etkinlik ve veri temelli değerlendirme ilkeleri esas alınıyor.
Belediye Türlerine Göre Farklı Kurul Modelleri
Taslak çalışmada belediyelerin statü ve teşkilat yapılarındaki farklılıklar da dikkate alındı. Eğitim Yönetme Kurulu yapıları; büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşlar, il belediyeleri ve ilçe/belde belediyeleri için ayrı ayrı düzenlendi.
Bu kapsamda büyükşehir belediyelerinde kurul genel sekreter veya genel sekreter yardımcısı başkanlığında; bağlı kuruluşlarda genel müdür yardımcısı başkanlığında; il ve ilçe belediyelerinde belediye başkan yardımcısı başkanlığında; başkan yardımcısı bulunmayan belediyelerde ise belediye encümeni ve ilgili birim amirlerinden oluşacak şekilde yapılandırıldı.
Bu esnek yapı sayesinde belediyeler, kendi teşkilat yapısına uygun modeli seçerek yönetmelik taslağını doğrudan uygulayabilecek.
Yönetmelik Ekleriyle Uygulama Kolaylığı Sağlandı
Yönetmelik taslağında yalnızca maddeler değil, uygulamada kullanılabilecek ek formlar da ayrıntılı şekilde düzenlendi. Eğitim Yönetme Kurulu teşkil ve görevlendirme formları, Eğitim ve Sınav Yürütme Komisyonu görevlendirme formları, aday memur temel eğitim takip ve bildirim formları, hazırlayıcı eğitim programları, staj değerlendirme formları, eğitim ihtiyaç ve görev analizi formları, risk odaklı eğitim analizi ve önceliklendirme formları, yıllık hizmet içi eğitim planları, eğitim programı onay formları, katılım çizelgeleri, eğitici bilgi ve görevlendirme formları, değerlendirme anketleri, eğitim sonuç raporları, sınav tutanakları, eğitim sonrası izleme ve tekrar eğitim planları ile belge ve sertifika kayıt formları bu kapsamda sistemin parçası haline getirildi.
Bu yapı, belediyelerde eğitim süreçlerinin planlama, uygulama, ölçme, değerlendirme ve izleme aşamalarında bütüncül bir şekilde yönetilmesini sağlıyor.
Eğitici Seçiminde Uygulama Tecrübesi Vurgusu
Taslakta eğitici seçiminde yalnızca akademik bilgiye dayalı yaklaşımın yeterli olmadığı özellikle vurgulanıyor. Uygulama yoğun alanlarda, sahadaki iş ve işlem süreçlerine hâkim, farklı belediye uygulamalarını bilen ve mesleki tecrübesi bulunan eğiticilere öncelik verilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bu yaklaşım, eğitimlerin yalnızca teorik anlatımla sınırlı kalmamasını; gerçek uygulama örnekleri, somut dosyalar, denetim bulguları ve işlem süreçleri üzerinden yürütülmesini hedefliyor.
Ölçme, İzleme ve Tekrar Eğitim Sistemi
Taslak, eğitimlerin yalnızca katılım belgesi ile sonuçlandırılmasını yeterli görmüyor. Eğitimlerin etkisinin ölçülmesi, sonuçlarının izlenmesi ve gerektiğinde tekrar eğitimlerinin planlanması sistemin temel unsurları arasında yer alıyor.
Eğitim sonrası değerlendirmelerde işlem hata oranı, evrak iadesi, işlem süresi, vatandaş şikâyetleri, denetim bulguları ve yargı kararları gibi göstergelerin dikkate alınması öneriliyor. Böylece eğitim sistemi, tek seferlik etkinliklerden ibaret olmaktan çıkarılarak sürekli iyileştirmeye dayalı bir döngüye bağlanıyor.
MİARGEM’in Eğitim Anlayışı ve Kurumsal İş Birliği Vizyonu
MİARGEM Başkanı Halil Memiş, hazırlanan çalışmaların yalnızca bir mevzuat uyum sürecine değil, belediyelerde yeni bir eğitim ve kurumsal gelişim anlayışına işaret ettiğini belirterek MİARGEM’in yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu:
“Belediyelerde eğitim, bugüne kadar çoğu zaman mevzuat gereği yapılan bir faaliyet olarak görüldü. Oysa eğitim; hatayı önleyen, hizmet kalitesini artıran ve kurumsal kapasiteyi geliştiren temel bir yönetim aracıdır.”
Memiş, kamu yönetiminde sorunun çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, uygulama eksikliğinden kaynaklandığını vurgulayarak, eğitimlerin yalnızca teorik anlatımla sınırlı kalmaması; gerçek dosyalar, somut işlemler ve uygulama süreçleri üzerinden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ona göre belediyecilikte hangi eğitimin yapılacağı sorusunun cevabı, hangi iş ve işlemde hata üretildiği sorusundan bağımsız düşünülemez. Bu nedenle eğitim planı risk analiziyle kurulmalı; imar, ruhsat, ihale, gelir, zabıta ve benzeri alanlarda ortaya çıkan uygulama sorunları doğrudan eğitim gündemine alınmalıdır.
Memiş ayrıca eğitimin insan kaynakları yönetimindeki yerini, “insan kaynaklarının bir alt başlığı” olmanın ötesinde, insan kaynağını nitelikli hale getiren temel araç olarak tanımladı. Kurumsal hafızanın ancak eğitimle korunabileceğini ve deneyimli personelin bilgisinin kurumsallaştırılmadığı yerde aynı hataların tekrar edeceğini vurguladı.
Bu değerlendirmeler çerçevesinde MİARGEM’in eğitim anlayışı; belediyelerde yalnızca eğitim takvimi oluşturan değil, riskleri önleyen, işlem kalitesini artıran, mevzuata aykırılıkları azaltan ve kurumsal dayanıklılığı güçlendiren bir sistem kurmaya dayanıyor. Bu anlayış, belediyelerde kamu zararı, disiplin riski ve cezai sorumluluk doğurabilecek uygulama hatalarına karşı daha dirençli işlem ve yönetim yapılarının oluşturulmasını hedefliyor.
MİARGEM, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de belediyelerin kurumsal gelişimi için sahada olmaya devam edeceğini belirtiyor. Bu kapsamda tecrübeli kadrosuyla belediyelerle etkin iş birliğini sürdürecek; yüksek riskli alanlarda uygulama hatalarının önlenmesi, mevzuata aykırılıkların azaltılması, kamu zararı ve cezai sorumluluk risklerine karşı daha sağlam idari süreçlerin kurulması için eğitim, rehberlik ve uygulama desteği sunmayı sürdürecek. MİARGEM’in yaklaşımı, danışmanlığı yalnızca görüş vermekle sınırlamayan; belediyelerin iş ve işlem süreçlerinin daha sağlıklı, denetlenebilir ve mevzuata uygun hale gelmesine doğrudan katkı sağlayan sürekli bir kurumsal iş birliği modeli olarak öne çıkıyor.
Belediyeler İçin Rehber Niteliğinde Çalışma
Hazırlanan makale ve yönetmelik taslakları, belediyelerin yeni Genel Yönetmelik doğrultusunda kendi iç düzenlemelerini hazırlarken kullanabilecekleri kapsamlı bir rehber niteliği taşıyor. Makale, hizmet içi eğitimin yeni dönemde nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin kavramsal ve uygulamalı bir çerçeve sunarken; yönetmelik taslağı ve ekleri, belediyelerin doğrudan uyarlayabileceği somut araçlar sağlıyor.
Bu yönüyle çalışmalar, belediyelerde eğitim faaliyetlerini yalnızca mevzuata uyum amacıyla yapılan bir işlem olmaktan çıkarıp; personel yetkinliğini geliştiren, uygulama hatalarını azaltan, hizmet kalitesini artıran ve kurumsal riskleri yöneten sürekli bir eğitim sistemine dönüştürmeyi hedefliyor.
Yönetmelik Taslağı: Belediye Memurlarının Yetiştirilmeleri ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik Taslağı ve Ekleri







