Norm Kadro’da “Zorunlu Birim” Dönemi: Meclislerin takdir yetkisi daralıyor mu?
MİARGEM Başkanı Halil Memiş’in mevzuattakip.com.tr’deki analizine göre, 12 Eylül 2025 değişikliği tüm belediyelere Ek-2’deki daire başkanlığı ve müdürlükleri ihdas zorunluluğu getiriyor; 6 ayda uyum şartı ise yerel esnekliği sınırlayabilir.
Yerel yönetimlerin teşkilatlanmasını doğrudan etkileyen “Norm Kadro” değişikliği 12 Eylül 2025’te yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin 9. maddesine eklenen hüküm, belediyelerin Ek-2 Norm Kadro Standartları Cetvellerinde sayılan daire başkanı ve müdürlük unvanlarını kullanarak idari birimleri oluşturmasını zorunlu kılıyor. Ayrıca tüm mahallî idarelere 6 ay içinde (son tarih yaklaşık 12 Mart 2026) cetvellerini uyumlu hale getirme yükümlülüğü getirildi.
MİARGEM Başkanı Memiş: “Tek tip yapı, yerel ihtiyaçları görmezden geliyor”
Halil Memiş, mevzuattakip.com.tr’de yayımlanan değerlendirmesinde, kanunun belediye meclislerine tanıdığı teşkilat kurma/birleştirme takdirinin yönetmelikle fiilen daraltıldığına dikkat çekiyor. Analize göre, değişiklik bilimsel dayanak eksikliği, yerel ihtiyaçlara duyarsızlık, kaynakların verimsiz kullanımı ve kurumsal esnekliğin zayıflaması gibi sonuçlar doğurabilir. Memiş, yalnızca sayısal standartlara değil; iş analizi–görev tanımı–performans ölçümü temelli işlevsel planlamaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Değişikliğin somut içeriği: Zorunluluk ve Bakanlık görüşü
Yeni hüküm, Ek-2’deki unvanlarla birim oluşturmayı zorunlu tutuyor; büyükşehir ve bağlı kuruluşlarda şube düzeyindeki birim adları için ise Bakanlığın uygun görüşü şart koşuluyor. Böylece belediye ölçeği ve hizmet kompozisyonu ne olursa olsun aynı kalıp öngörülüyor.
6 ayda uyum baskısı: Bütçe ve organizasyona etkiler
Uyum süresi, küçük ve orta ölçekli belediyelerde kadro–bütçe planlaması ve örgüt şeması revizyonlarını zorunlu kılıyor. MİARGEM analizinde, örneğin Gelirler–Mali Hizmetler ya da çevre/atık gibi yakın işlevli alanlarda birimlerin ayrıştırılmasının görev mükerrerliği ve iş akışı yavaşlaması risklerini artırabileceği belirtiliyor.
Hukuk tekniği tartışması: Yönetmelik, kanunun sınırlarını aşar mı?
Eleştirilerin odak noktası, 5393 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle meclislere verilen esnek teşkilatlanma yetkisinin yönetmelikle sınırlandırılması. Bu durum, normlar hiyerarşisi açısından “kanunla tanınan yetki yönetmelikle daraltılamaz” ilkesine dair bir tartışma başlığı yaratıyor.
Belediyeler için yol haritası: Memiş’ten uygulama önerileri
Memiş, belediyelere şu adımları öneriyor:
Uyum takvimi çıkarın; meclis kararları, örgüt şeması ve norm cetvellerini 6 ay içinde güncelleyin.
İş analizi yaparak zorunlu birimlerin görev tanımlarını çakışma olmayacak biçimde yeniden yazın; süreç akışlarını ve RACI şemalarını netleştirin.
Maliyet–etki çalışması yapın; yeni birimlerin bütçe ve personel etkisini hesaplayın, KPI’ları belirleyin.
Büyükşehir/bağlı kuruluşlarda şube adları için Bakanlık uygun görüşü sürecini erkenden başlatın.
Sonuç: Standartlaşma mı, esnekliğin kaybı mı?
Değişiklik, terim birliği ve denetim kolaylığı sağlayabilir; ancak yerel farklılıkların göz ardı edilmesi, kurumsal çeviklik ve vatandaş odaklı hizmet için risk oluşturuyor. MİARGEM Başkanı Memiş’e göre, başarı; standartların işlevsel planlama ile dengelenmesine bağlı.
Değerlendirmenin tamamına erişmek için tıklayınız.
