AYM: Kanalizasyon ve Arıtma Eksikliği Özel Hayata Saygı Hakkının İhlalidir!
Anayasa Mahkemesi, 14 Mayıs 2025 tarihli ve 2021/15458 başvuru numaralı kararıyla, Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Tulgalı köyünde kanalizasyon ve arıtma tesisi eksikliği nedeniyle yaşanan kötü koku, haşere istilası, tarımsal verimsizlik ve yaşam kalitesinde düşüşün, vatandaşların özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine hükmetti.
Dava Süreci Nasıl Gelişti?
Tulgalı köyünde yaşayan taşınmaz sahipleri, altyapı eksiklikleri nedeniyle çevresel olumsuzluklara maruz kaldıklarını belirterek Mardin Büyükşehir ve Midyat Belediyeleri aleyhine dava açtı. İdare Mahkemesi hizmet kusurunu tespit ederek maddi ve manevi tazminata hükmetti; Bölge İdare Mahkemesi ise manevi tazminatı kaldırarak yalnızca maddi tazminatı onadı. Nihai başvuru üzerine dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.
AYM’nin Kararı
Yüksek Mahkeme, bilirkişi raporlarında ortaya konan kötü koku, haşere istilası, tarımsal kayıplar ve göllenme gibi sorunların yalnızca çevresel rahatsızlık değil, doğrudan özel hayata saygı hakkı ihlali olduğunu vurguladı. Bölge İdare’nin “kişiye özgü ağır zarar yok” gerekçesini yetersiz bulan AYM, vatandaşların uğradığı külfet ile idarenin anayasal yükümlülükleri arasında adil bir denge kurulmadığını belirtti.
Belediyelerin Sorumluluğu Ortaya Konuldu
Karar, belediyelerin yalnızca altyapıyı kurmak değil, aynı zamanda işletmek ve denetlemekle de yükümlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Kanalizasyon ve arıtma tesislerinin hayata geçirilmemesi, yalnızca hizmet kusuru değil, aynı zamanda temel hak ihlali anlamına geliyor.
Kararın Önemi
Anayasa Mahkemesi, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmederek dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemelere gönderdi. Tazminat talepleri reddedildi, “makul sürede yargılanma hakkı” şikâyeti ise usulen kabul edilmedi.
Karardan Belediyelerin Çıkaracağı Dersler
Altyapı yatırımlarında gecikme, hak ihlaline yol açabilir. Kanalizasyon ve arıtma tesisi projeleri yalnızca teknik değil, aynı zamanda anayasal haklarla doğrudan ilişkilidir.
Hizmet kusuru temel hak ihlaline dönüşebilir. Belediyelerin pasif kalması, tazminatın yanı sıra hak ihlali kararlarına sebep olabilir.
Önleyici tedbirler kritik. Geçici çözümler (arıtma havuzu, drenaj, koku ve haşere kontrolü) devreye alınmadığında ihlaller ağırlaşabilir.
Vatandaş sağlığı ve yaşam kalitesi önceliklidir. Belediyelerin altyapı hizmetlerinde öncelik, çevresel riskleri ortadan kaldırarak insan sağlığını güvence altına almaktır.
Karar ile ilgili olarak MİARGEM Başkanı Halil Memiş yaptığı değerlendirmede; “Bu karar, yerel yönetimlerin pozitif yükümlülüklerini güçlendiren önemli bir örnek niteliğindedir. Belediyelerin altyapı hizmetlerini yerine getirmemesi artık salt idari bir eksiklik olarak değil, insan onuru ve yaşam kalitesini ilgilendiren anayasal bir hak ihlali olarak görülüyor. Özellikle çevresel sorunların vatandaşların özel hayatı üzerindeki etkisi, bundan sonraki davalarda da benzer kararların yolunu açabilir. Bu nedenle, belediye yöneticilerinin tazminat sorumluluğu altına girmemesi ve cezai müeyyidelelerle karşılaşmaması için daha hassas davranmalı önem arzetmektedir.” şeklinde konuştu.
İlgili Karar
Anayasa Mahkemesi’nin “Niyazi Candan ve diğerleri” başvurusuna ilişkin 14 Mayıs 2025 tarihli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.