Belediye Şirketleri Kapatılsın, İşçiler Kadroya Geçirilsin: Halil Memiş’ten Net Çağrı
MİARGEM Başkanı Halil Memiş’in kaleme aldığı analiz yazısı, belediyelerde şirketleşmenin doğurduğu yapısal sorunları, anayasal sınırlar ve kamu yönetimi ilkeleri çerçevesinde ele alarak, çözüm için kadroya geçişi öneriyor.
Belediyecilikte yıllardır süregelen şirketleşme pratiği, kamu hizmetlerinin özünü zedeleyen ve kamu hukukunun sınırlarını aşan bir yapıya dönüşmüş durumda. Bu eleştiriler, MİARGEM Başkanı Halil Memiş’in miargem.org.tr’de yayımlanan “Belediye Şirketleri Kapatılmalı mı? İşçiler Kadroya Geçirilmeli mi?” başlıklı yeni değerlendirmesiyle gündeme taşındı.
Memiş’in analizinde, belediye şirketlerinin zamanla kamu hizmeti üretmekten çok, istihdam sağlamak ve dolaylı hizmet alımı yapmak amacıyla kullanıldığına dikkat çekiliyor. Değerlendirme, bu yapının sadece istihdam politikalarını değil, aynı zamanda mali disiplin, hukuki meşruiyet, yönetsel denetim ve kamu vicdanını da etkilediğini vurguluyor.
“Belediyeler şirket işletmek için değil, kamu hizmeti üretmek için vardır.” Bu cümle değerlendirmenin temel çıkış noktası olarak dikkat çekiyor.
Anayasal Vurgu, Sayıştay Bulguları, Politika Önerileri
Analiz, Anayasa’nın 128. maddesine açıkça atıf yaparak belediye şirketleri eliyle yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin, kamu görevlileri eliyle görülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Sayıştay denetim raporları ve iç kontrol eksiklikleri üzerinden yapılan değerlendirmelerle şirketleşmenin yarattığı risk alanları detaylandırılıyor.
Özellikle şu başlıklar yazıda öne çıkıyor:
– Şirketler aracılığıyla istihdamda şeffaflık ve liyakat ilkesinin aşınması,
– İhale süreçlerinin kamu ihale mevzuatından fiilen uzaklaşması,
– Harcama disiplini ve bütçe denetiminin devre dışı kalması,
– Siyasi kadrolaşma risklerinin artması ve hesap verebilirliğin zayıflaması.
Halil Memiş, yalnızca mevcut sorunları ortaya koymakla kalmıyor; aynı zamanda çözüm önerileri de sunuyor. Analizde; belediye şirketlerinin işlevsel olarak tasfiye edilmesi, çalışanlardan görev uyumu bulunanların kamu kadrolarına geçirilmesi ve bu sürecin geçici düzenlemelerle desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.
“Şeffaflık, Adalet ve Kamu Yararı İçin Dönüşüm Zorunlu”
Memiş’e göre, bu dönüşüm sadece bir istihdam meselesi değil; hukuka dönüş, kaynak israfının önlenmesi, kamu hizmetinin tarafsızlığı ve kamu güveninin yeniden inşası açısından da zorunlu. Analiz, belediyecilik anlayışının yeniden kamusal zemine oturtulması için açık bir çağrı niteliği taşıyor.
📎 Değerlendirmenin tamamı için: [TIKLAYINIZ]