TBB, Türkiye’nin ev sahipliğinde Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde “COP31 Sürecinde İklim Yönetişimi: Politika, Uygulama ve Koordinasyon Toplantısı” düzenledi.
Ankara’da kurum ana hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıya; yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, uluslararası kuruluş temsilcileri ve iklim politikaları alanında çalışan uzmanlar ve davetliler katıldı. Program kapsamında, COP31 sürecinde yerel yönetimlerin rolü, iklim değişikliğine uyum çalışmaları, döngüsel ekonomi, sıfır atık uygulamaları ve çok katmanlı yönetişim konuları ele alındı.
TBB Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, küresel ve ulusal iklim politikaları ile yerel uygulamalar arasındaki ilişki değerlendirilirken, yerel yönetimlerin COP31 sürecine etkin katılımını güçlendirmeye yönelik öneriler üzerinde duruldu. Programa TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan da katıldı.
Ulutaş: “COP31 Uzun Soluklu Bir Dönüşüm Sürecinin Önemli Bir Aşaması”
COP31’in yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele müzakerelerinin yürütüldüğü bir platform olmadığına dikkati çeken Ulutaş, aynı zamanda ülkelerin, şehirlerin ve toplumların geleceğini şekillendirecek kararların ele alındığı önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin organizasyona ev sahipliği yapacak olmasının büyük bir sorumluluk ve fırsat taşıdığını vurgulayan Ulutaş, “COP31 yalnızca iki haftalık bir konferans değil, şehirlerimizin geleceğini, ekonomik kalkınma modellerimizi, enerji politikalarımızı, çevresel sürdürülebilirlik anlayışımızı ve toplumlarımızın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını ilgilendiren uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin önemli bir aşamasıdır.” dedi.
Ulutaş: “İklim Hedeflerine Ulaşmak İstiyorsak Şehirleri Güçlendirmeliyiz”
İklim politikalarının başarısının yereldeki uygulamalarla mümkün olacağını söyleyen Ulutaş, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren İklim Kanunu ile iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarının daha sistematik bir çerçevede ele alınmasına yönelik önemli bir adım atıldığını belirtti. Belediyelerin iklim hedeflerine ulaşılmasında stratejik paydaşlar olduğunu dile getiren Ulutaş, “İklim hedeflerine ulaşmak istiyorsak şehirleri güçlendirmek; şehirleri güçlendirmek istiyorsak da yerel yönetimleri sürecin merkezine yerleştirmek zorundayız.” diye konuştu.
Ulutaş: “Hiçbir Aktör İklim Değişikliğine Tek Başına Çözüm Üretemez”
COP31 sürecinin belediyelerin iklim finansmanına erişimi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Ulutaş, COP31 Eylem Gündemi’nde yer alan sıfır atık, gıda güvenliği, iklime dayanıklı şehirler, temiz enerjiye geçiş ve sürdürülebilir kalkınma gibi başlıkların tamamının yerel düzeyde karşılık bulan konular olduğunu kaydetti.
İklim değişikliğiyle mücadelede merkezi idare, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, akademi, özel sektör ve sivil toplum arasında güçlü iş birliğinin gerekli olduğunu belirten Ulutaş, “Hiçbir aktör iklim değişikliğinin etkilerine tek başına çözüm üretemez.” dedi. Toplantının belediyelerin COP31 sürecinde daha etkin rol almasına katkı sağlamayı amaçladığını ifade eden Ulutaş, TBB olarak belediyelerin süreçte daha görünür ve güçlü şekilde yer almasına yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
COP Süreçlerinde Yerel Yönetimler
Toplantının çerçeve sunumunu yapan Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı (ICLEI) Politika ve Savunuculuk Sorumlusu Gökşen Şahin Licha, COP süreçlerinde yerel yönetimlerin artan rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sunumunda COP müzakerelerinde yerel yönetimlerin konumunun yıllar içinde güçlendiğine dikkati çeken Licha, çok katmanlı yönetişim anlayışının iklim eylemlerinin temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti.
COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının yerel yönetimlerin iklim diplomasisindeki görünürlüğünü artırmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Licha, belediyelerin vatandaşlar ve paydaşlarla birlikte yerel iklim gündemini şekillendirebileceği yerel COP etkinliklerinin düzenlenmesinin, COP31’e taşınacak ortak mesajların belirlenmesinin ve ulusal ve uluslararası ağlarla koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Belediyeler Tecrübelerini Paylaştı
Program kapsamında “İklim Yönetişiminde Çok Katmanlı Yapı ve Yerel Yönetimlerin Rolü (COP31 Perspektifi): Politika, Uygulama ve Koordinasyon” başlıklı oturum düzenlendi. ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Balaban’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda; Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Muğla Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Cihan Dündar ile Nilüfer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü İlknur Yavuz görüş ve deneyimlerini paylaştı. Oturumda, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarında yerel yönetimlerin üstlendiği roller, şehirlerde yürütülen uygulamalar ele alındı.
İkinci oturumda ise “Yerel Yönetimlerin COP Deneyimleri ve COP31’e Hazırlık İçin Öneriler” başlığı altında, yerel yönetimlerin COP süreçlerindeki deneyimleri, uygulama süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve çözüm önerileri ele alındı. REC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Rifat Ünal Sayman’ın moderatörlüğündeki oturumda; ICLEI Politika ve Savunuculuk Sorumlusu Gökşen Şahin Licha, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Dalya Hazar, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Volkan Karateke ile Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürü Sinan Can konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda, belediyelerin önceki COP toplantılarından edindikleri deneyimler paylaşılırken, COP31 hazırlıkları kapsamında yerel yönetimlerin görünürlüğünün artırılması, ulusal ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi değerlendirildi.
Belediyelerin COP31 Sürecine Etkin Katılımı Desteklenecek
Toplantıda, iklim değişikliğiyle mücadelede merkezi ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, çok katmanlı yönetişim anlayışının yaygınlaştırılması ve yerel yönetimlerin COP31 sürecine etkin katılımının desteklenmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Küresel ve ulusal iklim politikaları ile yerel uygulamalar arasındaki uyum ve uygulama düzeyi hakkında değerlendirmelere yer verilen toplantı çerçevesinde, merkezi idare tarafından yürütülen politika ve uygulamaların yerel düzeydeki yansımaları analiz edilirken, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon mekanizmalarının geliştirilmesine yönelik öneriler tartışıldı.
Yerel yönetimlerin politika geliştirme, uygulama ve izleme süreçlerine katılımını güçlendirecek yönetişim çerçevesinin temel unsurlarının irdelendiği toplantıda, belediyelerin teknik kapasite, veri standardizasyonu ve altyapı ihtiyaçları ele alınırken; Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP), veri üretimi, izleme ve raporlama süreçlerindeki mevcut durum ile ihtiyaçlar da masaya yatırıldı.
Oturumlarda ayrıca, COP31 Antalya sürecinde yerel yönetimlerin daha etkin, görünür ve koordineli bir şekilde yer almasına yönelik öneriler tartışıldı. Bu kapsamda, TBB koordinasyonunda geliştirilebilecek iş birliği ve eşgüdüm mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Program kapsamında, ulusal politikalar ile yerel uygulamalar arasındaki ilişki değerlendirilerek COP31 Eylem Gündemi odak alanları arasında yer alan “İklime Dayanıklı Şehirler” ve “İklim Eylemi Uygulama Mekanizmaları” ile ilişkili olarak belediyelerin bu süreçteki rolünü güçlendirmeye yönelik öneriler ve değerlendirmeler ele alındı.













