TBMM Komisyonu’nda Kabul Edilen “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı KHK’de Değişiklik” Teklifinden Belediyeleri İlgilendiren Başlıklar

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda kabul edilen düzenleme; belediyeler açısından yangın güvenliği periyodik kontrolleri, imar ve ruhsat süreçleri, zemin ve temel etüt hizmet bedelinden ruhsat veren idareye pay aktarılması, çevre yönetimi yükümlülükleri ile belediye şirketlerinin yeni ortaklık ve kuruluş işlemlerine getirilen izin şartları gibi başlıklarda önemli değişiklikler öngörüyor.

Ankara – 16 ocak 2026

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve farklı kanunlarda değişiklik öngören “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifte; tapu-kadastro süreçlerinden imar ve yangın güvenliği denetimlerine, çevre yönetimi yükümlülüklerinden belediye şirketleşmelerine kadar yerel idareleri ilgilendiren çeşitli düzenlemeler yer alıyor.

Tapu ve Kadastro süreçleri: değerleme raporlarının elektronik iletimi

Teklifte Tapu Kanunu’nda yapılan değişiklikle; Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca hazırlanan (konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı kapsamındaki) değerleme raporlarının, raporu düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar ve diğer finans kuruluşları tarafından rapor tarihindeki haliyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne (TKGM) elektronik ortamda ve bedelsiz gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor.
Belediyeler, değerleme raporu düzenleten “kamu kurumları” kapsamında işlem yapan idareler arasında yer alabildiğinden, uygulama belediyelerin tapu/taşınmaz süreçlerinde yeni bir iş akışı doğurabilecek.

İmar ve yapı güvenliği: yangın güvenliği periyodik kontrollerinde belediyeye görev

Teklif, kullanıma yönelik belgeye (uygulamada yapı kullanma izni/iskan kapsamına karşılık gelecek şekilde) sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılmasını öngörüyor. Bu kontrollerin:

– Belediyelerin ilgili itfaiye teşkilatı tarafından,

– veya itfaiyenin gerekli gördüğü hallerde, Bakanlıkça/Bakanlığın yetkilendirdiği kurumlarca verilen eğitim ve sınavda başarılı olup yetkilendirilen yangın güvenlik uzmanları tarafından yangın güvenlik raporu düzenlenmesi suretiyle
yürütülmesi düzenleniyor.

Ayrıca bu kontrollerin yapılması ve raporların hazırlanabilmesi için belediyelerin gerekli tedbirleri alması hüküm altına alınıyor. Denetimlerde tespit edilen eksikliklerin ise ilgili idare tarafından verilecek (6 ayı aşmayacak) süre içinde giderilerek geçerli rapor alınması öngörülüyor; esaslı tadilat gerektiren eksikliklerde ruhsat/izin süreçleri devreye giriyor.

Ruhsatsız yapıya malzeme arzı: idari para cezası (ilgili idare)

Teklifte, ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın/izin alınmaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak üzere hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler hakkında 500.000 TL idari para cezası uygulanması hükmü yer alıyor. Cezayı uygulayacak merci “ilgili idare” olarak tanımlandığı için, uygulama alanına göre belediyelerin (ruhsat ve yapı denetim süreçlerindeki rolü kapsamında) süreçlere taraf olması beklenebilir.

Zemin ve temel etüt hizmetleri: hizmet bedelinden ruhsatı veren idareye pay

Zemin ve temel etüt hizmetlerine ilişkin sözleşmenin; zemin ve temel etüt kuruluşları ile proje müellifleri veya yapı sahipleri arasında yapılacağı, hizmet bedelinin ise il muhasebe birimlerinde açılacak emanet hesaba yatırılacağı düzenleniyor. Bu bedelden;

– %2’sinin ruhsatı veren idareye (uygulamada belediye/il özel idaresi) aktarılması,

– ayrıca %2’sinin Bakanlık döner sermayesine,

– %10’u geçmeyecek oranının ise Bakanlıkça belirlenen kurum/kuruluşa

aktarılması öngörülüyor. Bu kalem, ruhsat süreçleri açısından yerel idarelere mali/işlemsel etki doğurabilecek bir düzenleme niteliğinde.

Çevre yönetimi hizmeti: belediye tesislerini de etkileyebilecek yükümlülük ve yaptırımlar

Teklif, Anayasa Mahkemesi kararına uyum kapsamında Çevre Kanunu’nda “çevre danışmanlık firması” tanımını yeniden düzenliyor ve “yetkilendirilmiş kişi” tanımını getiriyor. Bunun yanında; faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum/kuruluş/işletmelerin çevre yönetimi hizmeti alma yükümlülüğü vurgulanıyor.

Bu çerçevede, yükümlülüklerini yerine getirmeyenler için idari para cezaları öngörülüyor. Metindeki tutarlara göre;

– Çevre yönetimi hizmeti almayan / çevre yönetim birimi kurmayan veya çevre danışmanlık firmasıyla çalışmayanlara 209.624 TL,

– Çevre mühendisi veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi bulundurmayanlara 139.746 TL idari para cezası uygulanacak.

Belediyelerin işletmesi altında bulunan tesis ve işletmeler (atıksu, katı atık, bazı altyapı işletmeleri vb.) kapsam açısından etkilenebileceğinden, düzenleme belediyeler için “idari yaptırım riski ve hizmet alım ihtiyacı” boyutu taşıyor.

Belediye şirketleri/iştirakleri: yeni şirket/kooperatif kurma ve ortaklık işlemlerine izin şartı

Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da öngörülen değişiklikle; mahalli idareler (belediyeler dahil), bağlı kuruluşlar, mahalli idare birlikleri ve bunların kurduğu şirketler ile doğrudan/dolaylı olarak sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin:

– yeni şirket veya kooperatif kurması,

– sermaye katılımında bulunması,

– bedelsiz devir dahil her türlü hisse edinimi/ortaklık işlemi

Cumhurbaşkanı iznine tabi hale getiriliyor. Bu düzenleme, belediyelerin yatırım/iştirak yapılanması ve şirketleşme kararlarında ek bir izin katmanı doğurabilecek nitelikte.

Sosyal konut alanları: devir/acele kamulaştırma kararları (yerelde planlama ve taşınmaz yönetimine etki)

Teklifte, yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanları içinde kalan yerlerde; kamuya ait taşınmazlar ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilmesi, kamulaştırmanın Bakanlık veya TOKİ tarafından yürütülmesi öngörülüyor. Bu başlık, belediyelerin yerel ölçekte planlama/altyapı koordinasyonu ve taşınmaz envanteri açısından dolaylı ama önemli bir etki alanı oluşturabilir.

Paylaş