TWITTER FACEBOOK
| | | |

Sulama Birlikleri Raporu - 2007

SULAMA BİRLİKLERİNİN GÜNCEL VE ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI

SULAMA BİRLİKLERİNE KISA BİR GENEL BAKIŞ:

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Resmi İnternet Sitesi www.dsi.gov.tr sayfasından alınan bilgilere göre;

2005 yılı başı itibariyle işletmeye açılan toplam sulama tesisi sayısı 1 908 adet olup sulama alanı net 2 396 434 ha’dır. Bunun 113 158 ha (70 adet sulama) DSİ’ce işletilmekte, 1 860 969 ha’ı (642 adet sulama) DSİ’ce inşa edilerek işletmesi Su Kullanıcı Örgütlerine devredilmiş, 15 766 ha’ı (27 adet sulama) DSİ’ce bedeli karşılığında başka kurumlara (Devlet Üretme Çiftlikleri, Üniversiteler vb.) inşa edilmiş ve 406 541 ha’ı (1 169 adet sulama) DSİ ile birlikte mülga KHGM’ce Sulama Kooperatifleri adına geliştirilmiştir.

Sulama yönetimi çalışmaları kapsamında başarılı bir sulama işletmeciliği yapabilmek için asgari şartlar şunlardır:

  • 1/5000 ölçekli işletme haritalarının mevcut olması,
  • Eğitimli ve yeterli sayıda personel istihdamı,
  • Bakım-onarım için gerekli iş makinelerinin temini veya kiralanması,
  • Sulama mevsiminden önce sulama alanı su ihtiyacının tahmini ve kaynak ile karşılaştırılması,
  • Ulaşım araçlarının (binek aracı, motosiklet vb.) temini,
  • Haberleşme araçlarının (telsiz, telefon vb.) temini.

6200 sayılı yasaya göre; DSİ’ce inşa edilerek işletmeye açılan sulamalarda bir yıl önce yapılmış olan işletme ve bakım masraflarının tamamı faydalananlardan, işletme ve bakım masrafı (çiftçi tabiriyle sulama ücreti) şeklinde geri alınmaktadır. DSİ sulamalarında işletme ve bakım ücretleri her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmektedir. 6200 sayılı Kanun Bakanlar Kuruluna İşletme ve Bakım ücretlerinde indirim yapma yetkisi de vermiştir. Yapılan değerlendirmelere göre, sulama ücretleri tarımsal üretim değerinin %3-5 civarında olmaktadır.

DSİ’ce inşa edilerek işletmeye açılan sulamalara yapılan kamulaştırma dahil yatırım masrafları da; 6200 sayılı Kanun gereği faydalananlardan geri alınmaktadır. Yatırım geri ödeme tutarları Başbakanlık Olur’u ile belli dönemlerde yenilenmektedir. En son olarak, yıllık yatırım ücreti geri ödemeleri, başlangıç yılı 2002 yılı olmak üzere 7 Mayıs 2001 tarihli Başbakanlık Olur’u ile 0,15 -0,75 YTL/da arasında belirlenmiştir. Geri ödeme süresi tesisin maliyetine ve birliklere göre farklılıklar göstermektedir.

Sulama tesislerinin % 95 oranlarındaki bir kısmı, su kullanıcı örgütleri olarak tabir edilen Sulama Birlikleri ve Sulama Kooperatiflerine devredilmiştir.

Sulama Birliklerinin yukarıda belirtilen hususlarında dikkate alınması halinde; mali açıdan yaşadıkları sorunların kaynağını iki kategoride ortaya koymak mümkün olacaktır:

Bunlar:

1- Sulama Birlikleri tarafından geri ödenmek durumunda olan yatırım masrafları.

2- Özellikle yoğun enerji kullanmak durumunda olan pompaj sulamalarında ödenmek durumunda olan yüksek enerji bedelleri.

Bu iki ana mali sorun; Sulama Birliklerinin tamamlanamayan kurumsal yapıları ile birleşmeleri halinde içinden çıkılmaz bir hal aldığı ortadadır.

Bu iki ana sorun, aynı zamanda birçok sulama birliğinde yukarıda belirttiğimiz “Sulama yönetimi çalışmaları kapsamında başarılı bir sulama işletmeciliği yapabilmek için asgari şartlar”ın oluşamaması sonucunu da doğurmaktadır.

Bu her iki mali sorunun kaynaklarına kısaca değinmek yerinde olacaktır:

SULAMA BİRLİKLERİ TARAFINDAN GERİ ÖDENMEK DURUMUNDA OLAN YATIRIM MASRAFLARI:

Devlet Su İşlerince inşa edilerek işletmeye açılan sulama tesislerine yapılan yatırım harcamalarının faydalananlardan geri alınması; 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun hükümleri gereğidir.

1993 yılından itibaren DSİ’ce işletilen sulamaların işletme ve bakım hizmetlerinin, 6200 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak, kurulmuş olan Sulama Birlikleri ve Sulama Kooperatiflerine devredilmesi çalışmalarına ağırlık verilmiştir.

Devir sözleşmelerinde; “Tesis için DSİ’ce yapılan her türlü yatırım masrafları 6200 sayılı Kanun ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre faydalanan tarafından DSİ’ye ödenecektir.” hükmü bulunmaktadır.

Sorun, sulama birlikleri açısından bu maddenin uygulanmasından kaynaklanmaktadır.

Sulama Birliklerinin DSİ’ye yatırım masraflarını ödeyebilmesi için, yeterli mali kaynağa sahip olmaları gerekmektedir. Sulama birliklerinin en önemli gelir kaynağı, arazisini sulayan diğer bir ifade ile sulamalı tarım yapan ve sulama birliklerinin sulama faaliyetinden yararlanan çiftçilerden alacakları ücretlerdir.

Son dönemlerde yaşanan ekonomik krizler ve iklim bozuklukları nedeniyle, sulama faaliyetinden yararlanan çiftçilerin her türlü ödeme gücü azaldığından, sulama birlikleri de mali krize girmiştir.

Sulama Birlikleri tarafından DSİ’ye ödenmesi gereken miktar, nihai olarak çiftçilerden tahsil edilmesi gereken miktardır. Ödeme gücü bulunmayan çiftçilerden tahsilat yapılamaması, sulama birliklerinin DSİ’ye ödeyeceği miktarı da riske sokmaktadır.

Kaldıki, birliklerin sulama faaliyetlerinden yararlanan çiftçiler, sulama birliklerine ayrıca sulama ücreti de ödemektedirler. Suladıkları arazinin sulama bedelini dahi ödeyemez durumda bulunan çiftçilerin, DSİ’nin sulama tesislerine yaptıkları masrafların karşılığını ödeyebilmeleri ise hiç mümkün görülmemektedir.

Bu durumun yansıması ise şu olmaktadır. Bir kamu kurumu olan sulama birliklerinin kendi kurumsal masraflarını (genel idare giderleri, cari giderler, personel giderleri, diğer işletme giderleri vs) dahi karşılayamadıkları veya karşılamakta güçlük çektikleri ortada iken, DSİ’ye ödemeleri gereken yatırım masraflarını ödemeleri mümkün gözükmemektedir.

ÖZELLİKLE YOĞUN ENERJİ KULLANMAK DURUMUNDA OLAN POMPAJ SULAMALARINDA ÖDENMEK DURUMUNDA OLAN YÜKSEK ENERJİ BEDELLERİ:

Sulama Birliklerini mali krize sokan ikinci bir durum ise; enerji bedelleridir. Gerek sulamaların birçoğunun pompaj sulaması olması, sulamada kullanılan teknolojinin eski olması vs gibi etkenler nedeniyle, birçok sulama birliğinin, sulamada kullandıkları enerjinin bedellerini ödeyememe durumları ortaya çıkmıştır.

Bu hususlara birde; sulama birliklerinin bazılarının iyi yönetilmemesi ve enerji bedellerinde hiçbir indirime gidilmemesi, diğer bir ifade ile düşük tarife uygulanmaması, mali krizi artıran diğer etkenler olarak ortaya çıkmaktadır.

SONUÇ VE TALEP:

İki ana başlıkta belirttiğimiz hususların, sulama birliklerinde doğurduğu sonuçlar şudur:

1- Ödeme güçlüğü çeken birliklere;

a) Haciz uygulamaları başlamıştır.

b) Haciz uygulamalarının yanında enerjisi kesilen birlikler söz konusu olmuştur.

c) Bu şekilde mali olarak eli kolu bağlanan birlikler, sulama hizmetini etkin bir şekilde yerine getirememektedir.

2- Bu durumun sonuçları ise şu şekilde kendisini göstermektedir:

a) Hizmet yapamayan birlikler, tarımsal üretimin zora girmesini ve çiftçinin daha kötü duruma düşmesini sağlayacak süreci başlatacaktır.

b) Mali gücü bulunmayan birlikler, ellerinde veya tasarruflarında bulunan sulama tesislerine yeterince kaynak ayıramadıkları için bakım zaafiyeti doğacak ve tesislerin eskime ve yıpranma süreci hızlanacaktır.

c) Bu ve benzeri sonuçlar; esasında haciz uygulanan ve kamu kurumu niteliğinde olan sulama birliklerinin değil, bu sulama birliklerinin faaliyet alanı içinde bulunan çiftçilerin cezalandırılması ve müeyyideye tabi tutulması anlamına gelecek, tarımsal üretim zarar görecektir. Bunun sonucu olarak, mali gücü kalmamış çiftçi ve verimsiz tarımsal üretim olacaktır.

Bu durum konusundaki talepler şu başlık altında toplanmaktadır:

1- Mülkiyeti hiçbir zaman sulama birliklerinin olması mümkün olmayan sulama tesislerinin yatırım maliyetlerinin, sulama birliklerinden tahsilinden vazgeçilmesi, sulama birliklerinin sadece tesislerin yıllık bakım ve onarımları ile sorumlu tutulması,

2- Enerji borcu bulunan sulama birliklerinin, tahakkuk ettirilen faizleri silinmeli, uygun ödeme planı sunulmalı ve belediyelerde olduğu gibi yapılandırılmalı, bundan sonraki enerji bedelleri tarifelerinin de tarımsal sulama amaçlı olarak indirimli uygulanması,

3- Borçlarından dolayı sulama birliklerine uygulanan enerji kesintilerinin ve hacizlerin bir an önce ortadan kaldırılması,

4- Birçok birliğin sosyal güvenlik kuruluşları ve Maliyeye vergi borçları da olduğu dikkate alındığında, belediyelere uygulandığı gibi, tüm borçlarının yapılandırılması;

Sağlanmalıdır.