TWITTER FACEBOOK
| | | |

Birlik Başkanlarının Ödeneği - 2009

MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİNDE BİRLİK BAŞKANLARININ ÖDENEĞİ SORUNU

Bilindiği üzere, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ve 1580 sayılı Belediye Kanununun yürürlükte bulunduğu dönemde, mahalli idare birlikleri 1580 sayılı Kanunda yer alan hükümler çerçevesinde faaliyet göstermekte, görev, yetki ve sorumlulukları ile işlemleri anılan Kanuna göre tanzim edilmekteydi.

Bilindiği üzere, anılan 1580 sayılı Kanunda, gerek Belediye Başkanları ve gerekse Birlik Başkanlarının ödenek alabilecekleri yönünde her hangi bir hüküm bulunmamaktaydı. Ancak buna karşılık, yargı kararlarına dayanılarak Belediye Başkanları ve Birlik Başkanları meclis kararları çerçevesinde ödenek almak durumundaydılar.

Son yıllarda mahalli idareler reformu çalışmaları çerçevesinde, yürürlüğe konulan 5393 sayılı Belediye Kanununda Belediye Başkanları ödeneklerine yeni düzenlemeler getirilmiş, belediyenin büyüklüğü ile orantılı olarak belediye başkanlarına kademeli ödenek belirlenmesi imkanı getirilmiştir.

Buna karşılık, Birlik Başkanlarının ödenekleri ile ilgili olarak bazı tereddütler mevcuttur.

1580 sayılı Belediye Kanunu yürürlükte olduğu dönemlerde, birlik başkanlarına Kanunda her hangi bir hüküm bulunmadığı halde ödenmekteydi.

Ancak, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte, bu konuda olumsuz düşünceler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Anılan Kanunun “Birliğin giderleri” başlıklı 16. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Birliğin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluk, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.”in birliğin giderleri arasında yer aldığı hükme bağlanmıştır.

Bu düzenleme haricinde, 355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununda, birlik başkanlarının ödenekleri ile ilgili olarak herhangi bir hüküm mevcut değildir. Genel kanaat, birlik başkanlarının, 22. maddede belirtilen, huzur hakkı haricinde ödenek alamayacağı yönündedir. Bu kanaat sahipleri; birlik başkanları için aylık ödenek öngörülmüş olsaydı, ayrıca huzur hakkının düzenlenmesine gerek olmayacağı yönünde görüş ileri sürmektedirler. Ancak burada gözden kaçırılan bir husus şudur: Belediye başkanları için aylık ödenek öngörülmüş olmasına rağmen, encümen ve meclis toplantıları için huzur hakkı da öngörülmüştür. Dolayısıyla, meclis ve encümen toplantıları için huzur hakkı öngörülmesi, aylık başkanlık ödeneği alınmasına engel değildir.

Yukarıda verilen fıkra dikkatlice incelendiğinde, ödenen ödenekten bahsedildiği net bir şekilde anlaşılacaktır. Memurlara maaş, işçilere ücret, toplantılardan dolayı birlik başkanına, meclis ve encümen üyelerine huzur hakkı, tüm görevliler için yolluk ve eğitim harcaması yapılacaktır. Peki, ödenek kime ve ne için ödenecektir. Kanaatimizce, burada sözü edilen ödenek, birlik başkanlarına aylık olarak ödenmek üzere birlik meclisinin belirleyeceği meblağdır. En azından, mahalli idarecilik geleneğimiz de dikkate alındığında bu sonuca varmak gerekmektedir.”

5355 sayılı Kanunun “Birliğin organları” başlıklı 7. maddesine göre, Birliğin organları; birlik meclisi, birlik encümeni ve birlik başkanıdır.

Bu açıdan bakıldığında, birlik başkanı Birliğin bir organıdır. Aynı zamanda, bu organın üyesi birlik başkanıdır. 16. maddede de birliğin seçilmiş organlarının üyelerine ödenek ödenmesi öngörüldüğüne göre, Birlik Başkanlarının ödenek almasının önünde herhangi bir yasal engel yoktur.

Kaldı ki, ödenek alınmasını engelleyen hiçbir yasal hüküm bulunmadığı gibi, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne ait www.mahalli-idareler.gov.tr adresli Resmi İnternet sitesinde yer alan Sulama Birlikleri Tüzüğü’nün “Birlik Meclisi’nin görev ve yetkileri” başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının 12. bendi ile “12. Birlik başkanına ödenecek aylık brüt ödeneği belirlemek,” görevi Birlik Meclisine verilmiştir.

Bir taraftan Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün Resmi İnternet sitesinde yayınlanan Tüzük örneğinde, Birlik Meclislerinin başkanlara ödenek vermesi düzenlenip, diğer taraftan ödenek verilemeyeceği yönünde görüşler ileri sürmek bir çelişki gibi durmaktadır.

Öncelikle birlik başkanlarının profilini bir gözden geçirmemiz gerekmektedir. Birlik başkanları, birlik meclis üyeleri arasından seçilmektedirler. Süreleri, birliklerin türüne göre farklılıklar arz edebilmektedir.

Birlik başkanlarının bir kısmı belediye başkanlığı, Valilik veya Kaymakamlık görevlerini de ifa etmektedirler. Buna karşılık, bazı birliklerin başkanlıklarını köy muhtarları devam ettirmektedir. Ancak buna karşılık, azımsanmayacak bir sayıda da belediye meclis üyeleri veya üzerinde hiçbir başka görev olmayan birlik başkanları da mevcuttur. Özellikle, meclisleri 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 19. maddesine göre oluşan sulama birliklerinde üzerinde hiçbir görev bulunmayan kişilerin de birlik başkanı olma ihtimali yüksektir.

Hangi şekilde olursa olsun, birlik başkanları ya asıl görevlerinin yanında ya da başka bir görevleri olmadan birlik başkanlığı görevini üstlenmektedirler. Birlik başkanlığı görevi, gerek 5355 sayılı Kanun ve gerekse birliklerin tabi olduğu diğer birçok Kanun (İhale Mevzuatı, Mali Mevzuat vs) ile öngörülen sorumlulukların yerine getirilmesini gerekli kılmaktadır. Başkanların, bu görevden dolayı yükledikleri sorumlulukları ve ayırdıkları mesaileri söz konusudur.

5355 sayılı Kanunun 16. maddesi ile Sulama Birlikleri Tip Tüzüğünün 19. maddesinde (bu maddede yer alan düzenleme ile Bakanlık ön kabul olarak en azından Sulama Birliği Başkanlarına ödenek ödenebileceğini kabul etmiş demektir. Buna aykırı olarak verilen görüşler bizce yanlıştır.) yer alan düzenlemelere rağmen Birlik Başkanlarının ödenek alamayacaklarını söylemek ve bu yönde uygulama yapmak aynı zamanda T.C. Anayasasının 18. maddesinde düzenlenen ve angaryayı yasaklayan hükmü uyarınca uygun değildir. Bu hüküm karşısında, Birlik Başkanlarının fiilen yürüttüğü görev karşılığında bazı maddi haklara hak kazanacağı kesindir.

Aksi durum adaletsiz bir sonuç doğuracaktır.